Bosna-Hersek Gezilecek Yerler

0
1480

Bir ayağımız tarihte, diğeri günümüzde olsun, insanlarının ne konuştuğunu az biraz zorladığımızda anlayalım, o ülke ile aramızda çok derin bağlar olsun, kısacası yabancı ülke bile olsa tanıdık olsun, bizden olsun diyorsan, yeryüzünde tek bir ülke var, o da Bosna-Hersek!

Mostar Köprüsü – Mostar

Bosna- Hersek, Türk turistlerin aslında senelerdir duyduğu, bildiği bir kardeş ülke. 1992-1995 arasında ülkede süren iç savaş boyunca, ana haberlerden takip ettiğimiz, 9 Kasım 1993’te Mostar Köprüsü’nün Hırvat güçleri tarafından yıkıldığını İzzet Begoviç‘in yaptığı açıklamalarıyla soluksuz dinlediğimiz, dinlemesek bile anne babalarımızdan duyduğumuz bu hüzünlü ülke, ülkemizden giden turistleri hem kültürüyle ağırlıyor hem de iç savaşın hala duran izleriyle duygulandırıyor.

Bosna-Hersek‘in gezilecek ve görülecek yerlerini anlatırken, bu yerlerde duran mermi izlerini ve halkın o mermi izlerini çiçek saksılarıyla kapattığını yazmazsak olmaz, biz yazmasak dahi, kentte gezerken dikkatini çekecek ve bir Bosnalı ile sohbet ettiğinde konu her zaman iç savaşa gelecek. Genç yaşlardaki Bosnalıların dahi hala hatırladığı, vücutlarında yara izleri taşıdığı bu savaş, Avrupa’da meydana gelen, 2. Dünya Savaşı’ndan sonra yaşanan en çetin savaş olarak anılıyor.

Kısaca bahsetmek gerekirse, 1980’li yıllardan itibaren dünyaya yayılan milletçi ve ayrılıkçı görüş en çok mozaik bir halka sahip olan Bosna’yı etkiledi. Sırp ve Hırvat yöneticiler çeşitli bölgelerde bağımsızlık amaçları uğruna çeşitli ambargolar uyguladı ve bu ambargolardan en çok Bosna-Hersek etkilendi. Bu ambargo, Sırbistan ve Hırvatistan’ın silah geçişini sağlamlaştırırken, Bosna-Hersek’i silahsız ve cephanesiz bıraktı. Ardından gelen bağımsızlık ilanlarıyla, Sırp kuvvetleri köylülerin de yardımıyla, Boşnak Müslümanların yoğun olarak yaşadığı bölgelere saldırdılar ve modern çağın en utanç verici Srebrenica katliamı gerçekleştirildi.

Boşnak Müslümanlara dair olan bu kıyımda, dünyanın sessizliği hala her 11 Temmuz’da anılmaktadır. Müslüman ülkelerden silah yardımı alan Bosna-Hersek, Umut Tüneli ve Müslüman direniş örgütleri ile birlikte topraklarını koruyarak 3 sene boyunca süren kıyıma direnmiştir. Savaş, CIA raporlarında Sırpların Boşnaklara uyguladığı bir temizlik harekatı olarak geçmektedir.

Kısa Kısa:

  • Başkent: Saraybosna
  • Para birimi: Dönüştürülebilir (Konvertibıl) Mark
  • Konuşulan diller: Boşnakça, Sırpça, Hırvatça
  • Nüfus: 3,6 milyon
  • Yüzölçümü: 51 bin km²
  • Vizesiz Ülkelerden biri
  • Uçak Bileti: Önceden planlanması durumunda gidiş dönüş 400 TL‘ye uçak bileti bulmak mümkün.

Fiyatlar:

  • Big Mac Menü: 4,5 Euro (Bosna-Hersek’te ilk McDonald’s 2011 yılında açıldı)
  • Güzel bir öğün yemek: 8 Euro
  • Bira: 2 Euro
  • 10 km taksi: 7 Euro

Bosna-Hersek Gezilecek Yerler

Tüm bu acı olaylardan sonra Bosna-Hersek hala sevimliliği, kültürel etkinlikleri ve misafirperverliğiyle turistlerin Balkan gezilerindeki en vazgeçilmez durak olma özelliğini koruyor. Çevre şehirlerden gelen eski otobüsler, şehirdeki tramvay hattı ve dinlenilen müzikler dahi adeta bir 80’ler Türkiye’si yolculuğuna çıkarıyor. Türk Kahvesi istediğinde Boşnak Kahvesi diye uyarıldığında, İnegöl Köfte’ye çok benzeyen şehrin en ünlü yemeği Cevabi‘yi tattığında, hediyelik eşya dükkanlarında Atatürk tabloları gördüğünde, hiç yabancılık çekmeyecek ve yurtdışı ziyareti için çok doğru bir karar verdiğini anlayacaksın.

Saraybosna Gezilecek Yerler

Önce hep birlikte başkent Saraybosna turuna çıkalım.

Başçarşı (Bašcaršija)

Havalanında indin ve daha önce hiç gelmediğin bu ülkede, eğer Başçarşı‘ya ulaşırsan, şehrin merkezindesin demektir. Gezine buradan başlayabilir ve burada sonlandırabilirsin. Üstelik ‘Başçarşı’ demen bile yeterli, şehirdeki Türk öğrenciler sayesinde Türkçe’ye büyük bir aşinalık var, adres sorduğun insanların Türkçe bilmesi de çok büyük ihtimal. 16. yüzyıl Osmanlısında kurulan bu çarşı, etrafında kahve içip yemek yiyebileceğin birçok mekana ev sahipliği yapıyor. Hediyelik eşya dükkanları ve Bosna’nın simgelerinden olan Sebil, Saat Kulesi, Morica Han ve Bezisten ile neredeyse görülmesi gereken yerleri tamamlıyorsun.

Başçarşı Sebili

Başçarşı’ya geldiysen, büyük ihtimal şu an tam da bu sebilin önünde duruyorsun. Vali Hacı Mehmet Paşa tarafından 1753 tarihinde, İstanbul’daki çeşmeler örnek alınarak yapılan bu sebil, meydana büyük bir tarihi hava kazandırıyor.

Moriça Han

Halk arasında Han-ı Atik olarak bilinen bu han, Başçarşı’da görülmesi gereken yerlerden biri. Gazi Hüsrey Bey Vakfı’na ait olan Han’da, yan yana sıralı dükkanlarda, halı, kilim ve sevdiklerine götürebileceğin Bosna’ya özgü hediyelik eşyalar yer alıyor.

Moriça Han, ismini Moriç Ailesi’nden almaktadır. Bosna’da haklarında en fazla şarkı ve şiir yazılan bu ailenin en önemli iki üyesi; Mustafa ve İbrahim kardeşler. Fakir halka zulmeden paşalar sebebiyle çıkan kargaşalarda, çatışmalara katılan ve halkı savunan Mustafa ve İbrahim kardeşler, Bosna’da direnişin sembolü olmuş, direniş sona erdikten sonra anlatılan hikayelere göre kardeşler yakalanıp Saraybosna Kalesi’nde idam edilmiştir.

Saraybosna Katedrali

Bosna’nın tüm inançlara ve ırklara olan saygısının en güzel görüldüğü bu katedral, İsa’nın Kalbi Katedrali olarak da biliniyor. Neo gotik tarzda yapılan, savaştan sonra restorasyon gören katedrali özellikle akşam görmen gerektiği de ufak bir geziom tavsiyesi olsun.

Ferhadiye Caddesi

Bir dönem Avusturya-Macaristan yönetimi altında kalan Bosna-Hersek’in turistler için dikkat çekici yerlerinden biri oldukça ilginç bir cadde olan Ferhadiye. Caddenin ortasında durduğunda, bir tarafında Osmanlı, diğer tarafında Avusturya-Macaristan İmparatorluğu bulunacak. İki imparatorluk arasındaki fark üzerinde durmak, her ülkede yaşanabilecek bir tecrübe değil, tadını çıkarın.

Sonsuz Ateş (Eternal Flame)

Ferhadiye Caddesi’ni boylu boyunca yürüdüğün zaman, tarihin en acı katliamını ve Bosna Savaşı’nı hatırlatan bir ateş göreceksin. İç savaşta ölen kurbanların hatırasına yakılan bu ateş hiç sönmüyor ve dünyaya, unutulmayacak olaylar yaşandığını her gün hatırlatıyor.

İnat Ev

Saraybosna‘da nehir kenarında bir yürüyüşe çıkarsan, bir evin üzerinde İnat Kuca (İnat Ev) yazdığını göreceksin. İlginç bir hikayesi olan bu evin sahibi, Avusturya-Macaristan yönetimi sırasında, nehir kenarındaki evlerin yıkılmasına karşı çıkmış ve kendi evini yıktırmamış. Ne yaparlarsa yapsınlar adamı ikna edemeyen yetkililer, adama ne istediğini sormuşlar ve ‘Ancak ve ancak evimin aynısını nehrin karşı tarafında yaptırırsanız izin veririm’ yanıtını almışlar. Şu an restoran olarak kullanılan evin girişinde, ‘Nehrin karşı tarafında oturuyordum, ama inadımdan bu yakaya taşındım’ yazılı bir tabela bulunmaktadır.

Aliya İzzetbegoviç Mezarı

Savaş sırasında dönemin Cumhurbaşkanı olan, kimi yerlerde Bosna‘nın Mustafa Kemal Atatürk‘ü olarak anılan Aliya İzzetbegoviç, modern çağın en kanlı iç savaşı sırasında ülkesini yalnız bırakmamış ve Umut Tüneli‘ni halkı ile birlikte kazmıştır. Kendi isteği üzerine, anıt değil mezar yaptırılan İzzetbegoviç’in mezar taşında ‘Cumhurbaşkanı değil, Abdullah (Allah’ın kulu)’ yazmaktadır.

Latin Köprüsü

Nehrin üzerinden geçip gidebileceğin bu köprü, keyifli anlar sunan basit bir köprü gibi görülse de aslında tarihin en büyük tanığı. Avusturya-Macaristan veliahdı Franz Ferdinand üzeri açık otomobiliyle ilerlerken bu köprünün başladığı yerde Sırp suikastçi tarafından vurularak öldürüldü (28 Haziran 1914). Bu suikast sonucu Avusturya-Macaristan, Sırbistan’a savaş açtı ve 1. Dünya Savaşı başladı. Veliahdın vurulduğu alanda bir anıt bulunmaktadır.

Köprünün başladığı yerde bulunan müzede, Avusturya-Macaristan veliahtı Franz Ferdinand’ın öldürüldüğü günü ve nasıl öldürüldüğünü anlatan fotoğraflara yer verilmektedir.

Umut Tüneli

Bosna iç savaşından bahsetmiştik, şimdi de Bosna halkının, dünyanın sessiz kaldığı savaştan nasıl kurtulduğunu anlatalım. Sırp ordusunun yaklaşamadığı, havaalanına yakın bir yerde bulunan Umut Tüneli, Bosnalı halk, dönemin cumhurbaşkanı Aliya İzzetbegoviç ve askerler tarafından 8 saatlik mesailer ile kazılmış. Şehre yemek, ilaç, silah gibi yardımlar bu tünelden, Sırp ordularına yakalanmadan taşınmıştır. Savaşın gidişatını büyük ölçüde belirleyen bu tünel 960 metre uzunluğundadır. Turistlere ise 20 metresi açık olan tünelde, savaş belgeselini izlemen ve savaşın izlerinin hala ne kadar yeni olduğunu görmen mümkün.

Tüm bunlara ek olarak, Saraybosna’da yürürken, büyük bir tarihin ve savaşın üzerinde yürüdüğünü hissedeceksin. Her adımında karşına çıkan camiiler, kiliseler, iki dinin aslında yan yana yaşayabildiğini gösteriyor. Eğer ülkede, daha fazla kalma şansın varsa Mostar‘a uğraman ve Saraybosna-Mostar yolunun eşsiz güzelliğini görmen de şart.

Mostar Gezilecek Yerler

Saraybosna‘dan küçük bir yolculukla ulaşabileceğin Mostar, turizmle beslenen küçük bir şehir. Yol üzerinde yemek molası vermek istediğinde, çok sayıda kuzu çevirme yapan ve bunları uygun fiyata ekmek arasında satan yerler görebilirsin, nehrin üzerinde yemek yemek de cabası.

Mostar Köprüsü

Neretva Nehri üzerinde yer alan, Bosna’nın simge yapılarından olan Mostar Köprüsü, Mimar Sinan’ın öğrencisi, Mimar Hayreddin tarafından yapılmıştır. 427 yıl boyunca tüm ihtişamıyla ayakta kalan bu köprü, 1993 senesinde Hırvat güçleri tarafından yıkılmış, savaş bittikten sonra tamir edilerek, Unesco Dünya Miras Listesi’ne alınmıştır.

Tüm Mostar‘ı, taştan yolların üzerinde keyifle yürüyerek gezebilir, hediyelik dükkanlarından hediyeler alabilirsin. Osmanlı döneminde yapılan Karagöz Camii’sini, gene aynı dönemde Türk tüccarların konaklaması için Müslüm Bey Konağı’nı, savaş sırasında ölenler için yapılan Partizan Abidesi’ni de görmelisin.

Fakat belki de en güzeli, bir Boşnak esnaf ile Boşnak Kahvesi içerek geçmişi dinlemektir.

Fiyat bilgisi ve gezi notlarını iletmek istersen yorum olarak ekleyebilirsin 🙂

YORUMLAR / GEZİ NOTLARI