Güney Afrika Gezilecek Yerler

0
2591

Zıt renklerin savaşından rengarenk bir ülkeye dönüşümün hikayesi: Güney Afrika Cumhuriyeti.

Yakın zamana kadar siyahilerin ve beyazların karşı karşıya geldiği, Nelson Mandela‘nın kaderini değiştirdiği Güney Afrika Cumhuriyeti hem Hint Okyanusu‘na, hem de Atlas Okyanusu‘na komşu. 2010 yılında FIFA Dünya Kupası‘yla adından çok söz ettirdi, çoğu kişide gidip görme hissi uyandırdı. Table Mountain, Lion’s Head, Ümit Burnu, Boulders Beach, Muizenberg ve daha birçok doğal güzelliğiyle beklentiniz çok üzerine çıkacak Güney Afrika kışın “yaz tatili” yapmak için büyük bir fırsat. En iyi sezonu Ocak-Şubat ayları.

Kısa Kısa:

  • Başkent: Ülkenin 3 başkenti bulunuyor. Cape Town, Pretoria, Bloemfontein
  • Para birimi: Rand
  • Konuşulan diller: Afrikaanca, İngilizce
  • Nüfus: 126 milyon
  • Yüzölçümü: 1,2 milyon km² (Türkiye’nin bir buçuk katı)
  • Vizesiz Ülkelerden biri
  • Uçak Bileti: Önceden planlanması durumunda gidiş dönüş 2.500 TL‘ye uçak bileti bulmak mümkün.

Fiyatlar:

  • Big Mac Menü: 4 Euro
  • Güzel bir öğün yemek: 7 Euro
  • 10 km taksi: 8 Euro
  • Bira: 2 Euro

Gezi Notları:

  • Table Mountain‘a mutlaka çıkmalısınız. Zaten teleferikle çıkılıyor, yorucu değil. Teleferik gidiş-dönüş bileti 255 rand (18 Euro)
  • Lion’s Head‘e çıkmalısınız ama biraz kondisyon gerektiriyor. Yükseklik korkunun varsa hiç kalkışmayın, bazı patikalar gerçekten korkunç.
  • Halkı çok güleryüzlü, sevecen. Hiç tanımadığınızın birinin halinizi hatrınızı sorması için gözlerine bakmanız yeterli.
  • Green Market Square‘a birkaç saat ayırın. Tam Afrika pazarı. Hediyelik eşya da alabilirsiniz. Özellikle yiyecek pazarlarına denk geldikçe uğrayın. Bakın bu çok önemli: Güney Afrika‘da her yerde pazarlık yapın.
  • Mutlaka araç kiralayın, yoksa gezmeniz imkansız.
  • Boulders Beach‘e gidip penguenlerle kulaç atın, bu fırsatı kaçırmayın.
  • Cape Point (Cape of Good Hope/Ümit Burnu)’nu ziyaret edin, hemen yanındaki plajdan deniz girmeyin. Tehlikeli olduğu zaten yazıyor, çok rüzgarlı. Diyelim ki denize girdiniz, sakın açılmayın ve blue bottle denen mavi küçük denizanalarına dikkat edin. Diyelim ki ona da dikkat etmediniz yapıştı, sakın panik yapmayın 🙂 Yarım saatte acısı ve uyuşukluğu geçecektir.
  • Cape Point’e giderken “babunlara dikkat” ve “babunlara yemek vermeyin, saldırgan olabilirler yazısı sizi şaşırtmasın. Bizim yolumuza çok babun çıktı, çok hatıra fotoğrafı çektirdik 🙂
  • Sörfçüyseniz zaten Muizenberg‘ü bilirsiniz ve gidersiniz, sörfçü olmasanız bile denize girmek için tercih edilebilir.
  • Bütün plajlar harika ve ücretsiz.
  • Irkçılık yer yer kendini hissettirebiliyor. Hiç bilmediğiniz tenha yerlere uğramayın.
  • Marco’s African Place ve Mama Africa‘da birer akşam yemeği yeyin.
  • The Company’s Garden‘ı görmelisiniz. (Cape Town şehir merkezinde)
  • Cape Town‘a gider gitmez Robben Island‘a ne zaman gideceğinize karar verip, biletlerinizi baştan alın.
  • Waterfront‘a gidin, deniz mahsüllerini sevmiyorsanız bile Ocean Basket‘ta kendinize ziyafet çekin.
  • Mutlaka safari yapın. Eğer uzun süre çekilmez derseniz, günlük safariler ver. Sabah 8-9 gibi yola çıkıyorsunuz, öğleden sonra 3-4 gibi bitiyor.
  • Kuş ve Maymun Parkı’nı ziyaret edin (World of Birds Wildlife Sanctuary and Monkey Park).
  • İlgilinizi çekecekse şarap tadım çiftliklerine uğrayın.
  • Eğer mümkünse 2 hafta ayırın. Emin olun yetmeyecek bile.

Fiyat bilgisi ve gezi notlarını iletmek istersen yorum olarak ekleyebilirsin 🙂

YORUMLAR / GEZİ NOTLARI