Sizden Gelenler: Çocuğumla İlk Kamp Deneyimimiz


1

Kamp Dünyası Merhaba,

   Yazıma öncelikle kamping hakkındaki yaşadığım tecrübeleri ve anılarımı paylaşma fırsatı verdiği için geziom.com ‘a teşekkür ederek başlamak istiyorum.

Ben Kimim?

   Ben 33 yaşında İzmir’de yaşayan, evli bir çocuk babası özel sektörde çalışan birisiyim. Çocukluğum, babamın asker olması nedeniyle Türkiye’nin farklı yerlerinde çoğunluklada dağ karakollarında geçti. Yazlarım ise Aydın’da dedemin köyünde. Orman ve dağlarda geçen bir çocukluktan sonra, lise ve üniversite hayatımda bulunan her fırsatta doğaya kaçışlarla devam etti. Askerlik ise bu alışkanlık ve tutkuya yeni bir bakış açısı kazandırdı; Eğirdir Dağ Komando Okulu ve sonrasında Şırnak bana survival ve bushcraftı öğretti diyebilirim.

İzmir’de Kamping imkanı – İlk kamp tecrübesi – yaz kampı – doğada kamp

   Derken iş hayatı, yaşam stresi, evlilik, hamilelik ve çocuk derken bana göre uzunca bir süre doğadan koptum diyebilirim. Eşimin cumartesileri çalışması nedeniylede oğlumuz Sunay’a ben bakıyordum. Baba-oğul çoğunlukla günümüz alışverişmerkezi ve benzeri yerlerdeki oyun parklarında, buralardaki cafe restoranlarda ve evde geçiyordu. Böyle bir yaşam şekli bence sadece zaman öldürmekti. Oğlumla kaliteli vakit geçiremediğimizi düşünüyordum (aslında böyle yerlerde keyif almadığım için kendime burdan kaçış bahaneleri arıyordum). Birlikte doğada vakit geçirebilmek için oryantiring klüplerini araştırmaya başladım ancak oğlumun yaşı nedeniyle (2 yaşındaydı), bu sporun bize uygun olmadığına karar verdim ve evdeki eski kamp malzemelerimi aramaya koyuldum.

İlk Kamp Deneyimine Hazırlık

   Bir hafta içerisinde eski malzemelerime bir kaç yeni takviyeyle çantamı hazırladım. İtiraf etmeliyim ki, 2 yaşındaki oğlumla ilk çıkacağımız kamp deneyimimizi çok abartmıştım. Sanırım tedbirden sırt çantamın ağırlığı 30kga yaklaşmıştı (örneğin İzmirde Temmuz ayında yanıma yün battaniye almıştım). Tabi etraftanda, kamp yapmak istiyorsan tek başına git, 2 yaşındaki çocukla dağda ne yapacaksın, başınıza bir şey gelir diye sürekli olarak, aile büyüklerinden uyaranlara da maruz kalıyordum. Bu konuda hakkını yiyemem eşim çok destek oluyor, oğlumu doğaya götürme, onunla birlikte vakit geçirme fikrimi hep destekliyordu. Eşimde bende folik asit nesli olarakta adlandırılan bu neslin dikkatinin hemen dağılmasından ve aşırı hareketli olmasından şikayetçiydik. Hatta bu konuda çaresiz kaldığımızı düşündüğümüz bir gün pedagoğada başvurduk. Oğlumuzda herhangi bir problem olmadığını söyledi. Bende ona bir şeyler öğretebilmek, onunla kaliteli zaman geçirmek ve ona doğada keyifli zaman geçirebileceği aktiviteler bulabilmek için bir cumartesi alıp İzmir’de Efem Çukuruna doğru yola koyuldum. 

Kamp Yeri: Efem Çukuru

   Amacım Efem Çukurunda oğluma kahvaltı hazırlayıp, ona kahvaltısını yaptırıp kendimede bir kahve yapmaktı. Ancak yolun virajlı olması vb. Nedenlerden ötürü oğlum Sunay yola tahammül edemedi ve bende potansiyel bir kamp alanı olarak gözüme kestirdiğim biryerde arabayı kenara çektim.Belirlemiş olduğum yer yoldan 150-200mt ileride ve yukarıda çam ağaçlarıyla çevrili gölge ve güzel bir yere benziyordu. Oğlumu, bebek koltuğundan çözüp arabadan indirdim, çantamı sırtıma alıp, oğluma dönüp dedim ki;

  -Bak Sunay’cım şimdi şu ağacın altındaki yerde seninle kamp yapacağız. Bir ateş yakıp sana yumurta pişireceğiz.

Sanırım beklentim Sunay’dan “peki babacım” gibi bir onay cümlesi duymaktı. Oysaki Sunay büyük bir nara atıp gördüğü her ağaca sarılıp, her çiçeği koklayıp her taşı yerinden sökmeye çalışıyordu. Bense sürekli olarak kafamdaki hedefe ulaşmak için “hadi oğlum” diyordum. Önceler onu ikna etmeye çalıştım, sonrasında çekiştirmeler ve onu takiben bağırmalarım başladı. Kendimce haklı sebeplerim vardı, kamp için bir plan yapmıştım. Doğada en önemli şey bir planın olmasıydı bana böyle öğretilmişti. Hedeflerin ve zaman planlaman olmalıydı. Sunay uyanalı 2 saat olmuştu karnı çok acıkmış olmalıydı, neden böyle yapıyordu, neden sözümü dinlemiyordu? Hala o günü hatırladığımda ne kadar sinirlendiğim gözümün önüne gelir.

Çocuğumla ilk kamp deneyimi – Yaz Kampı – Kamping

Ne mi oldu? 

Sunay bana hayatımın en büyük kişisel gelişim derslerinden birini verdi. Ben ona öfkeyle hadi artık yürü diye bağırıp çekiştirirken, bana dönüp;

   -“Baba neden bağırıyorsun?”

Bu 2 yaşındaki bir çocuğun sonsuza kadar Neden diye sormalarından değildi. Çocuk haklı olarak buraya ben güzel vakit geçireyim diye geldik, hayatımda ilk defa bir çam ormanında böyle bir yer görüyorum, etrafımı tanımaya çalışıyorum sen bana neden bağırıyorsun diye soruyordu. 

Haklısın babacım, çok özür dilerim deyip, sırt çantasını bir yere bıraktım. Çantadan biraz ekmek ve süt çıkartıp ona verdim birlikte toprakla oynayıp, ağaçlara tırmanmaya başladık.

Bazen kendimizi hedeflerimize ve sonuçlarımıza öyle kaptırırızki, sonuca giden bütün o keyifli süreci kaçırırız. Buda yaptığınız şeylerden keyif almamanıza neden olur. Yaptıklarınız ise sadece görev olarak tanımlanabilir.  

Oğluma doğada bir şeyler öğretmek için çıktığımız ilk kamp deneyimimiz, benim için çok öğretici geçti. Sonrasında her hafta oğlumla birlikte kamp yapmaya devam ettik. Diğer tecrübelerimizi sonraki yazılarımda paylaşacağım.

Saygılarımla…

Ali Çetin

İnstagram hesabım: (@aliçetin86)

İnstagram – Kamp deneyimi – Çocuğumla ilk kamp deneyimimiz

Geziom.com olarak Ali Beye teşekkür ederiz.

Dipnot: Teknoloji bağımlılığı, çocukları içe kapanık ve asosyal bireyler haline getiriyor. Akıllı telefonların aynı zamanda fiziksel zararları da mevcut. Bel ve boyun fıtığı gibi duruş pozisyonuna bağlı pek çok zararı olduğunu unutmamak gerekir. Tüm bu olumsuzluklar düşünüldüğünde, vakit kaybetmeden önlem almalı ve çocuklarımızın yeteneklerini geliştirmesi, kişiliğini oluşturması için ona destek olmalıyız.


Like it? Share with your friends!

1
admin

2 Comments

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

  1. aile ile kamp yapmak bazen bize farklı şeyler öğretiyor. en başta sorumluluklarımızı hatırlatıyor. yapı itibarı ile rahat bir insan değilim. çocuklarım ile birlikte kampa gideceksem mutlaka onların rahat olabilecekleri ve korunaklı bir yerlere gitmeye çalışırım. ayrıca bazen insanın sinirleri bozulabiliyor ki ben de sık sık yaşıyorum, kendimi hemen soğutuyorum. sessizce 1 dakika kadar bekliyor ve düşünüyorum. bu bana hem zaman kazandırıyor hem de kafamı toplamama yardımcı oluyor. ailenizle geçirdiğiniz bu kamp macerasının sonunda eğlebilmenize sevindim.

  2. Çocuğu doğaya çıkararak için mükemmel bir şey başarmışsınız, ben kaz dağlarının eteklerinde yer alan Akçay’da yaşıyorum ama iş yoğunluğu yüzünden bir türlü dağlara gidip doyasıya gezemedim ve kamp yapamadım. Önemli kamp malzemelerim var ancak kısmet bakalım. Sunay’ın verdiği hayat dersi ise gayet yerinde olmuş açıkçası 🙂 Doğaya yabancı bir bireyin doğa ile buluşması büyüleyici bir etki yaratabilir, Sunay’da aynen sizin yazdığınız gibi çevresini tanımaya çalışıyor ki onu hem doğaya çıkarıp hemde doğa da kısıtlayamazsınız. Geç de olsa fark ettiğiniz gibi göreviniz sadece güvenliği için onu takip etmek ben anlık bilgiler ile çevresini tanımasına yardımcı olmak. Kamp ateşinin başında sabit bir şekilde oturmasını beklemeniz çok yanlış. Bu yazıyı çok beğendim, hem yazılarınızın devamını hemde “Sizden Gelenler” kategorisi için daha fazla yazının gelmesini bekliyor olacağım. Bu tür deneyim paylaşımları herkes için oldukça faydalı olacaktır.